1. Ana Sayfa
  2. Kültür
  3. Aziz Sancar Kimdir?-Fevza Elif Sel

Aziz Sancar Kimdir?-Fevza Elif Sel

Aziz Sancar Kimdir?-Fevza Elif Sel
9

Aziz Sancar, 1946 yılında Mardin’in Savur ilçesinde doğmuş, bu yazıyı okuyan herkesin tahmin edebileceği mütevazı şartlarda yaşama başlamıştır. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini 1969’da bitirdikten sonra iki yıl doğduğu ilçede hekimlik yapmıştır. Daha sonra elde ettiği burs vasıtası ile Amerika’daki üniversitelerde Moleküler Biyoloji alanında yükseköğretim imkânı elde etmiş ve deyim yerindeyse işin hakkını vermiştir. – verdiği pek çok röportajda bu süreçte günde neredeyse 18 saat çalıştığını belirtiyor- 40 yılı aşkın süredir devam eden azim ve emeği moleküler biyoloji ve gen mühendisliği alanında önemli keşifler yapmasını sağladı, böylece bilime yaptığı katkılar kendisine pek çok ödül ve saygınlık getirdi. Biz, onu 2015 yılında, bugün dünyanın her köşesinde, bilimle uğraşan veya hiçbir bağı olmayan herkesçe bilinen, en itibarlı ödül olan Nobel ödülüne layık görülmesiyle tanıdık. Daha önce böyle bir başarı elde eden olmamıştı. Şimdiden zihninizdeki anlam karmaşasını görüyor gibiyim. Evet, elbette 2006 yılında Orhan Pamuk Nobel edebiyat ödülünü aldı ancak burada Nobel ödüllerinin fizik, kimya, tıp, edebiyat ve barış olmak üzere beş alanda verildiğini ve edebiyatın bir bilim dalı olmadığını hatırlatmak isterim. Aziz Sancar, Nobel Kimya Ödülünü aldı. Bu Türk Bilim tarihinde bir ilktir. Başarısı medyada geniş yer aldı. Hepimiz niçin ödüle layık görüldüğünü, neyi bulduğunu, keşfinin ne işe yaradığını tam bilemiyor olsak da Aziz Sancar isminden haberdar olduk. Ancak böyle kalmayalım, görülüyor ki Aziz SANCAR, çalışkanlığı, azmi ve disipliniyle gerçekten bize başarıya ulaşmak için, kendine, milletine, devletine faydalı bir insan olmak için neler yapmak gerekir sorusuna yaşayan bir örnek olarak cevap veriyor. Nobel Ödülünü, madalya ve sertifikasını Anıtkabir’e armağan ettiği törende Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi “Bu ödül, gençliğimiz için geleceğe yönelik bir işaret fişeği olacaktır ve daha nice Nobel ödülleri alma noktasında adeta bir yol haritası olacaktır.” Her şeyimiz var. Kitaplar, defterler, bilgisayarlar, internet, boş geçirdiğimiz saatler…



Gerçekten her şeye sahibiz… Bu bolluk içinde tembelleşip, anlamsız konuşmalar içinde, amaçsız işler peşinde koşuyoruz. Bu yazıyı Mustafa Kemal Atatürk’ün şu veciz sözü ile bitiriyor ve okuyucudan bir dakika kendi durumunu düşünmesini rica ediyorum; “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.” Siz vatanınızı ne kadar çok seviyorsunuz?

Yorum Yap

Yorumlar (2)

  1. Mardin’ in küçük bir köyünden nerelere gururumuzsun. İnsanımızın fırsat verildiğinde neler yapabileceğinin güzel bir örneği Aziz SANCAR

  2. Güzel bir yazı ve dergi. Emeği geçenlere teşekkürler 🙂