1. Ana Sayfa
  2. Şiir
  3. Yağmur Yağarken-Ümmügülsüm Yücetaş
reaksiyion-alkis

Yağmur Yağarken-Ümmügülsüm Yücetaş

Yağmur Yağarken-Ümmügülsüm Yücetaş

Bu aralar kafam çok dağınıktı. Neyin ne olduğunu bilecek durumda değildim. Hatta bunu bir adım ileri götürecek olursak hissizleştiğimi düşünüyordum. Evdeki duvarlar denizdeki dalgalar misali üstüme üstüme geliyordu. Bu yüzden sahile inmeye karar verdim. Sahil durgundu. Ağaçtaki yaprakları hafif hafif okşayan bir rüzgâr vardı. Bu rüzgâr kafamdaki dağınıklığı düzeltmeye çalışıyor gibiydi. Her ne kadar hafif bir rüzgâr olsa da üstüm ince olduğu için üşüyordum. Bu hafif esen ama ruhumu etkileyen rüzgâr, bana birçok  şeyi sorgulatıyordu.

Çok geçmeden şiddetli bir yağmur başladı, en sevdiğim türden. Kaçamadım. Aslında kaçmak istemedim. Islanmak da hafif esen rüzgâr gibi etkiliydi bende. Durgun olan sahil birden yağmurda kaçan insanlarla dolmuştu. Sanırım yağmur sadece bana anlam katıyordu. Kimisi şemsiye açmaya uğraşıyor, kimisi yağmurdan saklanmak için bir yer arıyordu. Sakin duran tek bendim.

Yağmur, gözyaşlarımızı saklamanın en güzel yoludur, derler. Bu sözle birlikte gözyaşı dökecektim. Yağmur dinmişti. İnsanlar da kaçacak yer bulmuş olmalılar ki etraf tekrar durgunlaştı. Benim gözyaşlarım yağmur görevini üstlendi ama şiddetli değildi. Yavaş yavaş ve durgun akıyordu benim gözümdeki yağmurlar.

Gözlerimde yağmur yağdıkça kendimi iyi hissediyordum. Bu da beni daha çok ağlamaya teşvik ediyordu. Öyle de oldu. Karşımda duran banka oturmak için koştum. Oturdum ve sahile bakarak ağladım,ağladım… Sesli ağlamış olmalıydım. Yağmurdan kaçışan insanlar bir yandan bana bakıyor, bir yandan konuşuyorlardı. Dikkate almadım. Zaten onlarda fazla ilgilenmediler benimle. Rüzgâr sert esiyordu. Islanmış olmamın verdiği etkiyle üşüyordum. Ama bu sefer üşümek bana başka konular çağrıştırmıyordu. Sadece ıslanmış olmamla hasta olacağımı biliyordum. Kafam dağınıkken bir de hastalıkla uğraşamazdım. Bu yüzden hızlıca ayağa kalktım. Bu sefer amacım yağmuru hissetmek değil hasta olmamaktı. Hasta olursam kendime bakamazdım. Hemen eve gittim. Üstüm ince olduğu için üşümüştüm. Aslında iyi de oldu, kafam dağıldı fakat hasta olmak istemiyordum. Üzerimi hemen değiştirdim, ev sıcacıktı. Kendime ıhlamur yapmıştım. Bu bir nevi hastalıklara önlem almaktı. Ihlamuru alıp camın kenarına geçtim. Olanı biteni düşünüyordum. Fazla yorulmuştum.

Camdan dışarı bakarken insanların acımasız olduğunu düşündüm. Eve gelip insanlardan uzaklaştığıma göre yeni bir şeylerle oyalanmak ve dost olmak gerekiyordu. Kitaplara sımsıkı sarılmaya karar verdim. Evet, kitap okuyordum. İnsanlardan uzaklaştığıma göre daha da yakın olabilirdim onlara. Yarını beklemedim. Ihlamurumu pencerenin mermerine bıraktığım gibi kendi küçük kütüphaneme koştum. Çok kitap alır, az okurdum. Artık böyle olmayacaktı, hepsini hissede hissede okumayı aklıma kazımıştım bir kere.

 

Yorum Yap

Yorum Yap

Yorumlar (1)

  1. 2 ay önce

    Tebrikler, elinize sağlık . Maşallah harika çalışmalar ve emek var. Her sayıda daha güzelleşerek devamını ve Allah (CC.)’dan kolaylıklar diliyorum.Yüzünüz her daim ak olsun.