1. Ana Sayfa
  2. Kültür
  3. Mutluluk-Remzi Atasoy

Mutluluk-Remzi Atasoy

Mutluluk-Remzi Atasoy

Hayatta mutlu olmaktan başka ne dileği var ki insanın? Görünüşte herkes bütün gücüyle mutluluğun peşinde. Fakat ne yazık ki gerçekten ona ulaşan ve onu tadan kişi sayısı çok az.

Peki herkes “onun” peşinde olmasına, var gücüyle hedefe ulaşmasına rağmen neden sonuç hüsran? Elbette öncelikle mutluluğun “ne olduğunu ” ve “neyde, nerede” olduğunu bilmemektir bu hüsranın sebebi. Ama bunlar dışında da etkenler var .

Bilindiği üzere hedefe yönelik her çalışma  belirli metotlarla yapılır. Çünkü rastgele yapılan işler insanı başarıya ulaştıramaz. Günlük hayatımızda yapacağımız en basit işlerde bile  hiç olmazsa zihnimizde bir plan yapıyoruz. Öyleyse yaşamımızın en önemli amacı olan mutluluğu elde etmek için de bir planımız ya da planlarımız olmalıdır. Tabii ki bu alışageldiğimiz sıradan bir plan olamaz. Çünkü büyük hedeflere, büyük ve özel planlarla, metotlarla ulaşılabilir.

Başlangıçta istediğimizi elde etmemizi engelleyen unsurları tespit etmeliyiz. Bu engelleri olumsuz ögeleri oradan kaldırırsak amacımıza ulaşabiliriz. Yolunuzdaki taşları, dikenleri kaldırırsanız, hedefle aranızdaki engeller yok olur. Ve bir adım sonra “ona” kavuşursunuz.

İşte insan öncelikle mutluluğun önündeki bu engelleri tespit etmeli. Kişilere göre değişkenlik göstermekle birlikte engellerin en büyüklerinden biri “bencillik” tir .Çünkü bencillik insanı kişilik olarak zayıf düşüren ve diğer insanlarla arasında mesafe oluşmasına sebep olan kötü bir özelliktir. Bencil insanlar her zaman, her yerde kendilerini ön plana çıkarmak isterler. Menfaat odaklı hareket ederler. Bu durum diğer insanları tabii olarak rahatsız eder. Dolayısıyla gerginlikler, dargınlıklar ve mutsuzluk çıkar ortaya.

Peki ne yapmak gerekir mutlu olmak için? Peygamber Efendimiz bir hadis –i şerifinde şöyle buyuruyor: “Kim bir Müslüman kardeşine dua ederse, onun yanında bulunan bir melek “Allah sana iki katını versin.” diye dua eder.” Demek ki  önce insanların zihniyeti, bakış acısı değişmelidir. Mutluluğun yolu her şeyin insanın istediği gibi olmasından geçmiyor. Yani kişi “Dünyanın kendi etrafında dönmediğini…” bilmelidir. Şunu bilmeliyiz ki bir çok bilge insanın da dediği gibi “insan, diğer insanları mutlu ettiği ölçüde mutlu olur.” Nasıl ki güneş suya vurduğunda yansıma olur, insan aynaya baktığında kendini görürse, çevremizdeki insanların mutluluğu ya da mutsuzluğu da bize yansır. Öyleyse mutlu olabilmemiz için önce etrafımızdaki insanların mutlu olması lazım. Yani insan yalnız başına mutlu olamaz. Ya da kimse ağlayan kişilerin içinde gülemez. Herkes bu mantıkla  hareket ederek birbirinin mutluluğu için çaba harcarsa aslında kendi mutluluğu için çalıştığını görecektir. Böylece bencillikten uzak, paylaşımcı yaklaşımlarla bütün toplumun huzur ve mutluluğuna katkıda bulunmuş oluruz.

Demek ki insanoğlu iyi-kötü her şeyi kendisi yapıyor, mutluluk yada mutsuzluğa kendisi sebep oluyor. Öyleyse dünyada nelere sahip olmak, nelerden uzak olmak ve nasıl bir hayat yaşamak istiyorsak, bunları öncelikle başkalarının elde etmesi için (Hiç olmazsa bizimle birlikte onların da sahip olması için) çalışmalıyız. Bütün güzellikleri ailemizle, dostlarımızla, milletimizle ve en güzeli bütün insanlıkla birlikte yaşayabiliriz. Unutmayalım ki her şey bizim elimizde!

Yorum Yap

Yorum Yap